“Yaşlı adam, ‘Profesör,’ dedi. ‘Pek çok eğitimli insan gibi, sizin de dünyalar arasında sıkıştığınızı görüyorum; bir ayağınız ruhani, bir ayağınız ise fiziki dünyada. Kalbiniz inanmak istiyor… ama zekanız buna izin vermeyi reddediyor. Bir akademisyen olarak, tarihin büyük dehalarından ders alacak irfana sahipsiniz.’ Durup, boğazını temizledi. ‘Yanlış hatırlamıyorsam, tarihteki büyük dehalardan biri -Bize akıl ermez gelen, gerçekte var. Doğanın sırlarının ardında, anlaşılmaz, soyut ve açıklanamaz bir şey duruyor. Anlayabileceğimiz her şeyin ötesindeki bu güce hürmet etmek benim dinimdir.- demişti.” (82. Bölüm)
“ ‘Professor,’ the old man said, ‘I realize that you, like many educated people, live trapped between worlds—one foot in the spiritual, one foot in the physical. Your heart yearns to believe . . . but your intellect refuses to permit it. As an academic, you would be wise to learn from the great minds of history.’ He paused and cleared his throat. ‘If I’m remembering correctly, one of the greatest minds ever to live proclaimed: -That which is impenetrable to us really exists. Behind the secrets of nature remains something subtle, intangible, and inexplicable. Veneration for this force beyond anything that we can comprehend is my religion.- ” (Chapter 82)